5-7 yaş arası sağlıklı çocukların tuvalet eğitimi süreçlerinin ve süreç sonrası karşılaştıkları işeme-dışkılama sorunlarının değerlendirilmesi, bu sorunların yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin araştırılması
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Sevgi Başkan
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Amaç: Tuvalet eğitimi, çocuk gelişiminde önemli bir kilometre taşıdır. Uygun olmayan zamanda, uygun olmayan şekilde verilen tuvalet eğitimi, işeme bozuklukları, enürezis, enkoprezis gibi istenmeyen durumlara yol açabilir. İşeme ve dışkılama bozuklukları yaşam süresini kısaltan durumlar olmamasına karşın yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu çalışmada, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (AÜTF) Sosyal Pediatri Polikliniği'nde sağlıklı çocuk izlemi yapılan ve tuvalet eğitimini tamamlamış olan çocukların, tuvalet eğitim süreçlerinin çok yönlü olarak değerlendirilmesi, bu süreçte ve sonrasında karşılaştıkları işeme-dışkılama problemleri ile sürecin ilişkilendirilmesi ve bu etkenlerin yaşam kaliteleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 12 Haziran 2017 - 1 Eylül 2018 tarihleri arasında Sosyal Pediatri Polikliniği'ne başvuran ve araştırma kriterlerini sağlayan 178 çocuk ve anne-babası dahil edilmiştir. Sosyodemografik özellikler, tuvalet eğitim süreci, eğitimde karşılaşılan sorunlar, işeme ve dışkılama bozuklukları ile ilgili yakınmalar sorgulanmıştır. PedsQL ölçeği kullanılarak çocukların yaşam kaliteleri ölçülmüştür. Verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Çocukların %85,3'ünde önerilen zamanda (18-36 ay arası) tuvalet eğitimine başlanmış ve %91'inde önerilen zamanda (18-48 ay arası) tümüyle tuvalet eğitimi tamamlanmıştır. Tuvalet eğitimine başlanmadan önce, "çocuğun tuvalet eğitimine hazır olduğuna dair fizyolojik ve gelişimsel göstergelerin varlığı (%58,4)" sıklıkla göz önünde bulundurulmuştur. Eğitimde en çok uygulanan yöntemlerin rehberlerce de önerilen yöntemler olduğu, uygun olmayan yöntemlerin daha az uygulandığı saptanmıştır. Çalışan annelerin tuvalet eğitimine daha geç yaşlarda başladıkları saptanmıştır (p=0,06). Anne ve babaların eğitim düzeyleri yükseldikçe, çocuklarında tuvalet eğitimine başlama yaşı da o kadar büyüktür (p=0,01 ve p=0,006). Aylık gelir düzeyi arttıkça tuvalet eğitimine başlama yaşı da artmıştır (p=0,02). Ödül yöntemini kullanan anneler, kullanmayan annelere göre daha gençtir (p=0,034). Anne-babaların %80,8'i tuvalet eğitimi verirken çocuklarını belli aralıklarla tuvalete götürdüklerini belirtmişlerdir. Anne ve baba eğitim durumu ne kadar iyiyse bu yöntemin kullanılma sıklığı da o kadar yüksek bulunmuştur (p=0,001 ve p=0,01). İlk çocuklarda bu yöntemin uygulanma oranı daha yüksek, ikinci ve sonraki çocuklarda daha düşüktür (p=0,001). Çocukların %15,3'ünde kabızlık, %41,2'sinde aciliyet, %20,9'unda oyun sırasında idrar tutma, %13,6'sında gece idrar kaçırma, %12,4'ünde tuvalete yetişemeden idrar kaçırma yakınması olduğu görülmüştür. Çocukların %41'inde hiçbir yakınma bulunmamaktadır. Tuvalet eğitimini tamamlama yaşı arttıkça tuvalet reddi görülme sıklığı da artmaktadır (p=0,02). Ödül yöntemi uygulanan çocuklarda uygulanmayanlara göre tuvalet reddi görülme sıklığı daha fazladır (p=0,001). Oyun sırasında dışkı tutma davranışı 18-36 ayda tuvalet eğitimine başlananlarda, daha erken veya geç başlananlara göre yüksektir (p=0,03). 25-36 ay arası tuvalet eğitimine başlanan çocuklarda oyun sırasında idrar tutma davranışı daha sık görülmektedir (p=0,003). Gece idrar kaçırma, tuvalet eğitimine 25-36 aylar arasında başlayanlarda daha sık görülmektedir (p=0,02). İşeme yakınması olan çocuklarda hem çocuk hem ana-baba ölçek toplam puanları(ÖTP), fiziksel sağlık toplam puanları (FSTP), psikososyal sağlık toplam puanları (PSTP) ile çocukların sosyal işlevsellik alt ölçek puanları (SİP) ve ana-babaların duygusal işlevsellik alt ölçek puanları (DİP) yakınması olmayanlardan düşüktür. Dışkılama yakınması olan çocukların ana-baba ve çocukların ÖTP, DİP ile çocukların FSTP, SİP, PSTP dışkılama yakınması olmayan çocuklardan daha düşüktür. Herhangi bir yakınması olmayan, işeme yakınması olan, dışkılama yakınması olan ve hem işeme hem dışkılama yakınması olan çocukların yaşam kalitesi puanları karşılaştırıldığında çocukların ÖTP, FSTP, SİP, PSTP ile ana-baba ve çocukların DİP arasındaki farklar istatistiksel olarak da anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Bu sorunların çocukların yaşam kalitelerini ve psikososyal iyilik hallerini olumsuz yönde etkilemeleri nedeniyle çocuk sağlığı izlemlerinde daha çok üzerinde durulması gerekmektedir. 12. aydan itibaren tüm çocuk sağlığı izlemi vizitlerinde anne babalarla tuvalet eğitimi konusunun görüşülmeye başlanması önem taşımaktadır. Özellikle işeme ve dışkılama yakınmalarının en sık görüldüğü zaman olan, bağımsız tuvalet alışkanlığının kazanılmasından sonraki ilk birkaç yıl süresince; rutin kontrollerde idrar tutma, idrar kaçırma, gece işemeleri, barsak alışkanlıkları hekimler tarafından özellikle sorgulanmalıdır. Anahtar kelimeler: tuvalet eğitimi, işeme bozukluğu, kabızlık, enkoprezis, yaşam kalitesi, ÇİYKÖ