Çiğneme kuvvetlerinin persiste süt dişlerinin kök ve çevre dokularındaki etkilerinin sonlu elemanlar analizi ile değerlendirilmesi
Tez Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Şaziye Sarı
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Bu çalışmada, yaşla birlikte artan çiğneme kuvvetlerinin persiste mandibular süt 2. molar diş ve çevre dokularında oluşan stres dağılımına etkisinin 3 boyutlu sonlu elemanlar analizi kullanılarak değerlendirilmesi amaçlandı. Çocuk (1.model) ve yetişkin ağzının (2.model) Rhinoceros 4.0 yazılım kullanılarak matematiksel modellemesinin ardından, çiğneme kuvveti her model için oklüzal yüzeyden katı bir parçacık kullanılarak 289.28 N. (1. model) ve 601.83 N. (2.model) olacak şekilde uygulandı. Bunu takiben, stres analizi Algor Fempro yazılımı kullanılarak yapıldı. Minimum ve maksimum asal gerilme değerleri sayısal olarak ve renkli stres skalası kullanılarak değerlendirildi. Her iki modelde de, minimum asal gerilmeler (sıkışma stresleri) kökün iç yüzeyinin orta üçlüsünde ve dış yüzeyin koronal üçlüsünde görüldü. Maksimum asal gerilmeler ise (çekme stresleri) kökün dış yüzeyinde ve ve furkasyon bölgesinde görüldü. Minimum asal gerilmeler, süngerimsi kemik dokuda diş apeksi ve furkasyon bölgesinde yoğunlaşırken, kortikal kemikte dişin servikal alanına komşu bölgesinde dağılım gösterdi. Maksimum asal gerilmeler ise, süngerimsi kemikte kökün orta üçlüsünde görülürken kortikal kemikte daha düzenli dağılım gösterdi. Her iki stres tipinin de 2. modelde artış gösterdiği, kemik dokunun diş dokularından daha az strese maruz kaldığı tespit edildi. Spesifik bölgelerde yoğunlaşan minimum ve maksimum asal gerilmeler yaşla birlikte artış gösterdi. Diş kökünün dış yüzeyinde ve furkasyon bölgesinde belirginleşen maksimum asal gerilmelerin daha zararlı olduğu bilindiğinden, bu streslere maruz kalan alanların kök rezorbsiyonu, ankiloz ve infraoklüzyondan etkilenme bakımından daha riskli bölgeler olduğu düşünülmektedir.