Türkiye'de Cinayet İşlemiş Kadınların Suçlu Profili ve Temel Kişilik Özellikleri
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Vesile Şentürk Cankorur
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Türkiye'de Cinayet İşlemiş Kadınların Suçlu Profili ve Temel Kişilik Özellikleri Suç davranışı ile kişilik özellikleri birbirleriyle doğrudan ilişkili iki kavramdır. Klinik Adli Psikoloji de suç davranışlarına temel oluşturan kusurlar belirlenmiştir. Bunlar, kişiliğin uyum sorunları, sağlıklı bir ilişki kurma, bu ilişkiyi sürdürebilme, deneyimlenen sorunları sağlıklı yollardan çözümleme için gerekli psikososyal beceri eksiklikleri, gerek kişilerarası ilişkiler ve gerekse mahremiyet alanındaki ilişkilerde, ilişkinin sorumluluğunu üstlenmeme, davranışların tamamen haz ve isteklere yönelik olması, ve vicdan-ahlaki gelişimin bozulmuş veya hiç olmamasıdır. Suçlu profilleme çalışmalarında, mevcut suç davranışı ile ilgili özellikler, geniş bir yelpaze kriterleri altında oluşturulmuş 4 temel bileşen etrafında, somut kanıtlar haline getirilir ve bu yolla, belirsiz, ambivalant veya somut kanıta ihtiyaç olan her durumda, bu kanıtlardan yararlanılır. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye de cinayet işlemiş kadınların kişilik özelliklerini belirlemek ve suçlu profili çıkarmaktır. Çalışmanın evrenini, uygulamaların yapıldığı zaman diliminde, Türkiye çapında tüm müstakil ceza infaz kurumlarını kapsayacak şekilde 750 cinayet hükümlüsü kadın oluşturmaktadır. Terör ve uyuşturucu suçları dışarıda bırakıldığında, evren 500 hükümlü kadından oluşmaktaydı. Bu çalışmanın örneklemini 434 kadın oluşturmaktaydı. Burada 404 geçerli cinayet hükümlüsü kadının verisi sunulmuştur. Çalışmanın sonuçları 4 temel profil kümesine işaret etmiştir. 1. Biyolojik Faktörler, 2. Psikolojik Faktörler, 3. Sosyal Faktörler, 4. Aile ve Alt Kültürel Faktörler şeklindedir. Biyolojik faktörler; Ülkemizde cinayet hükümlüsü kadınların % 11 inin zeka şüphesi olduğunu, % 44,09 unun cinayeti işledikten hemen sonra adet gördüğü, kan gruplarının % 34 ünün A Rh + ve % 26,36 sının 0 Rh + olduğu, % 14,11 inin kronik gidişli dolaşım sistemi hastalıkları olduğu bulgulanmıştır. Psikolojik faktörler; hükümlü kadınların % 53, 10 unun suçlarını kabul ettikleri, % 61,28 inin mahrem ilişkilerinden doğansuç motivasyonlarıyla cinayet işledikleri, % 64, 85 inin bir yakınını öldürdüğü, ve % 55,40 ının kendini sorumluluk sahibi bir insan olarak tanımladıkları saptanmıştır. Sosyal faktörler; Suç yaşının 9 – 68 arasında; ortalama suç yaşının 32, ± 10,90 olduğu, % 64,60 ının ilkokul mezunu, % 49,50 sinin evli, % 40,47 sinin Ev hanımı, olduğu, % 52,11 inin Eş/Partneriyle yaşadığı, %37,33 ünün İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki diğer Anadolu Metropollerinde, % 34,67 sinin Anadolu Kırsalında yaşadıkları tespit edilmiştir. % 52,45 inin 2-5 çocuklu geniş ailelerden geldikleri, % 60,88 inin ailelerinde 1 – 3 üncü çocuk oldukları, % 70,25 inin cinayeti evinde/evine yürüme mesafesinde işledikleri, % 95,30 unun ilk suçu olduğu, Cinayet esnasında %89,85 inin alkol kullanmadığı, % 93,31 inin de madde kullanmadığı, % 66,33 ünün aylık gelirlerinin de 500 TL ve altında olduğu saptanmıştır. Geldikleri aile ve alt kültürel faktörler; % 74,75 inin Annesinin hayatta, % 53,71 inin Babasının hayatta olduğu, % 60,64 ünün annesinin eğitimsiz, % 46,53 ünün babasının ilkokul mezunu olduğu, içine doğdukları ailelerinin gelirlerinin de 500 TL ve altında olduğu belirlenmiştir. Suç Motivasyonu ile adet durumu arasında, suç tipi ile adet durumu arasında, suç motivasyonu ile tetikleyici stresörler arasında, Suç tipi ile Maktul arasında istatistiksel düzeyde anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır. Yine Olay yeri ile Maktul arasında da istatistiksel düzeyde anlamlı ilişki olduğu bulgulanmıştır. İşlenen Cinayetlerin % 67,33 ü kasten öldürme, % 61,28 i mahrem ilişki cinayetleri olduğu saptanırken, % 38,36 sının cinayet aleti olarak ev tipi bıçak (kesici delici alet) kullandığı, % 34,21 inin de cinayet zamanlarının 20:00 – 02:00 saatleri arasında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu bulgular literatür bulgularıyla paralellik göstermektedir. Çalışmanın bulguları doğrultusunda gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.