Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Doç. Dr. Şerefettin Adosy
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Fârâbî; mantığın sistemleştiricisi "Birinci Öğretmen" Aristoteles'in ardından mantığa hak ettiği değeri yeniden kazandırması ve burhânı yeniden felsefenin temeli haline getirmesi sebebiyle "İkinci Öğretmen" olarak anılan bir meşşâî filozoftur. Fârâbî, İslam Felsefesine yön vermiş ve kendisinden sonrakiler için bir kıstas noktası haline gelmiştir. Felsefenin temeline burhânı yerleştiren Fârâbî, Kitâbu'l-Burhân adlı eserinde tanım teorisine genişçe yer vermiş ve burhan ile tanım teorisi arasındaki ilişkinin altını çizmiştir. İbn Sînâ'ya kadar burhânla birlikte ele alınan tanım teorisi İbn Sînâ'dan sonra burhandan ayrılmış ve mantığın tasavvurat bahsinde incelenmiştir. Söz konusu bu değişiklik basit bir konum değişikliğinin ötesinde ciddi dönüşümlere sebep olmuştur. Tarif, "şeyin tasavvurunun ve onun temyiz edilmesinin sebebi olan şey" olarak tarif edilmektedir. Tarif, kendi içinde özsel (tanım) ve ilintisel (betim) olarak ikiye ayrılmaktadır. Özsel tanım, "bir şeyin mahiyetine delalet eden söz" olarak tanımlanmaktadır. Özsel tanımda, bir şeyin kurucu unsurları bir araya getirilerek, yüklem olmada o şeye eşit bir tamlama elde edilmektedir. Zihinde, ilgili şeyin temsilcisi haline gelen bu tamlamanın nasıl meydana getirildiği, yüklemlerin nasıl elde edildiği ve tanımla tanımlanan arasındaki uygunluğun-eşitliğin nasıl sağlandığı konuları tanım teorisi kapsamında incelenmektedir. Burhân, yakînî (kesin) öncüllerden oluşturulmuş bir kıyastır. Burhânda ulaşılmak istenen amaç, elde edilmiş yakînî öncülleri kullanmak suretiyle yakînî sonuçlara ulaşmaktır. Burhân sayesinde ulaşılan sonuçlar da yakînî olacağı için bu sonuçlar, sonraki burhânlar için birer öncül olacak ve bu süreç, sürekli devam ederek bilgi alanının genişletilmesini sağlayacaktır. Her kıyas; büyük, küçük ve orta olmak üzere üç terimden oluşmakta ve kıyas, bu üç parçanın birbirleriyle irtibatlandırılması yoluyla işlev göstermektedir. Bu üç terimin tanımlarının en başta (burhan kurulmadan önce) nasıl bilindiği konusu da tanım teorisini yakından ilgilendirmektedir. Bilginin çoğaltılması için bilinenlerden bilinmeyenlere doğru bir hareket izlenmektedir. Bu nedenle; burhânda kullanılan terimlerin anlamlarının ve tanımlarının daha önceden biliniyor olması gerekmektedir. Bilinenlerden hareketle ortaya çıkarılmış bilinmeyen (burhanın sonucu, yeni bilinen) de yine başka bir şeyin anlamı ya da tanımı olabilir. Haliyle tanım ve burhân arasında karşılıklı etkileşime dayanan bir ilişki bulunmaktadır. "Nedir?" ve "neden?" soruları arasındaki yakınlıkta da kendisini gösteren bu ilişki ancak tanım teorisi ve burhan teorisi birlikte ele alındığında açıkça anlaşılabilmektedir. Tanımlar da burhanlar da ancak kullanılan içeriğin kesinliği ölçüsünde bir kesinlikle sonuç vermektedir. Tanım teorisinin ve burhan teorisinin içerikten bağımsız ve evrensel kesinliğe sahip bir işleyiş şeması bulunmaktadır. İlgili şemalar tespit edilip değişmez sabitler olarak ortaya koyulduğunda mantık; kıstas/ölçüt olma görevini şüphesiz lâyıkıyla yerine getirecektir.