Aiskhylos, Herodotos ve Ksenophon'da Persler


Doç. Dr. ESRA YALAZI

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Ümit Fafo Telatar

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

M.Ö. 6. Yüzyıl’da Anadolu’yu fetheden Persler Ege kıyısında yaşayan Hellenler’in kent yönetim tarzı olan tiranlığı korumuş ve hamiliğini üstlenmiştir. Hellenler’in kendi kent devletlerindeki isonomi arayışları ise Pers politikası ile çatışma yaşanmasına neden olmuştur. Pers-Hellen savaşları kendi değerlerini korumak isteyen Hellenler’in birlik oluşturarak Persler’e karşı durabileceklerini kendilerine göstermiştir. Ancak yaşadıkları iç çekişmeler sayesinde Pers Kralı’nın kendilerine dayattığı şartlara tabi olarak yaşamak zorunda kalmışlardır. M.Ö. 498’de yaşanan İon İsyanı’ndan M.Ö. 386’da imzalanan «Kral Barışı»na kadar geçen dönem Persler ve Hellenler arasında yaşanan büyük mücadeleler ve alışverişe sahne olmuştur. 

  Bu süreç daha öncesinde Homēros ile tohumlanan Hellenlik duygusunun sonrasında Büyük İskender ile tarihe mal olan Panhellenizm ideolojisine dönüşmesi için gerekli ortamın oluşmasını sağlamıştır. Ancak Panhellenizm öncelikle odaklandığımız dönemde fikirsel olarak ortaya çıkmış ve Klasik Çağ Hellen yazarlarının emeği ile şekillenmiştir. Temelde Persler’e karşı yapılan mücadelenin eseri olan bu arayış, özellikle Persler hakkında yazan yazarların Persler’in aynasında Hellenler’i değerlendirmeleri ile cevap bulmuştur. Bu anlamda Persler hakkındaki temel eserleri veren Aiskhylos, Herodotos ve Ksenophon öne çıkan yazarlardır.

  Hellenler’in siyasi imgeleri ile Persler’e bakan bu üç yazarın eserlerini inceleyen çalışmamız iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Persler ve Hellenler arasındaki siyasi gelişmeler ışığında Hellen yazarların Pers coğrafyası, kralları, saray protokolü, yönetim organizasyonu, ordusu ve kültürel özelliklerine ilişkin yorumları ortaya konmaktadır. İkinci bölümde ise ortaya konan külliyat çerçevesinde her üç yazarın Pers devletinin toplumsal, ekonomik ve kültürel özellikleri hakkında oluşturdukları ortak bellek incelenmektedir.

  Nihayet yazarlarca ortaya konan Pers imgesi ve buna alternatif bir Hellen imgesi yaratılması çabasının günümüzdeki siyasi imgelerin oluşumuna ne oranda katkıda bulunduğu incelenmeğe çalışılacaktır.