Ankara Tıp Fakültesi hastanelerinde acil servis ve yoğun bakım hekimlerinin, beyin ölümü hakkındaki farkındalıkları, bilgi düzeyleri ve bakış açılarının değerlendirilmesi
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Ayşe Petek Bingöl
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Giriş ve Genel Bilgiler: Beyin ölümü merkezi sinir sisteminin kafatası
içinde kalan kısmı olan beyin, beyin sapı ve serebellumun tamamının tüm
aktivitelerinin kalıcı, yani geri dönüşümsüz olarak yitirilmesidir. Fakültemiz
hastanelerince bildirilen hem beyin ölümü sayısı, hem de kadavradan organ
bağış oranı ülkemizdeki eşdeğer büyüklükteki diğer hastanelerin çok
altındadır. Bu durum fakültemizce yapılan transplantasyon işlemlerini
olumsuz etkilemektedir. Biz, hastanemiz ve ülkemizdeki bildirim ve donasyon
sayısı düşüklüğünün en önemli nedenlerinden birkaçının, hekimlerden
kaynaklı olabileceğini düşünerek, hastanemizde yoğun bakımı olan
bölümlerde ve acil serviste çalışan doktorların beyin ölümü konusundaki bilgi
düzeylerini, tecrübelerini, beyin ölümüne yaklaşımlarını ve beyin ölümünü
öngörme yeteneklerini ve bunların hekimlerin demografik özellikleri ile olan
ilişkisini inceledik. Ek olarak hastanemizde son 3 yılda beyin ölümü tablosu
gelişip organ nakil koordinatörlüğüne bildirimi yapılan hastaların ve son 3
yılda Nöroloji bölümüne danışılan ve muayenesi beyin ölümü ile uyumlu olan
hastaların süreçteki akıbetlerini taradık.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, Ankara Üniversitesi İbni Sina ve
Cebeci Tıp Fakültesi Hastanelerinde görev yapan Acil Tıp, Anesteziyoloji ve
Reanimasyon, Beyin ve Sinir Cerrahisi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları,
Nöroloji, Kardiyoloji, Kalp ve Damar Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları, Göğüs
Cerrahisi, Genel Cerrahi ve İç Hastalıkları bölümlerinde çalışan asistan, yan
dal asistanı/uzman olan hekimlere ve yoğun bakım yan dalı yapmakta olan
uzman hekimlere, 16.09.2020 ile 24.11.2020 tarihleri arasında, hekimlerin
çalışmakta oldukları klinik (acil servis veya yoğun bakım) göz önüne alınarak,
tarafımızca hazırlanmış anket formları verilmiş ve doldurmaları istenmiştir.
Katılımcıların anket sorularına verdikleri yanıtlar kendi oluşturduğumuz
puanlama kriterlerine göre değerlendirilmiş, toplam bilgi düzeyi, tecrübe ve
yaklaşım skorları hesaplanmıştır. Bu skorların hekimlerin demografik
özellikleri ile ilişkileri incelenmiştir. Ayrıca hastanemiz organ nakil
koordinatörlüğünün beyin ölümü bildirimlerini topladığı veritabanı taranmıştır.
Hastanemizde kullanılan veritabanı olan “Avicenna” programı taranarak son
3 yılda Nöroloji kliniğine danışılan tüm hastalar sistem üzerinden
incelenmiştir.
Bulgular: Çalışmaya toplam 221 hekim katılmıştır. Akademik branşa
göre ortalama skorlar karşılaştırıldığında, en yüksek bilgi düzeyi ortalaması
yoğun bakım yan dalında görev yapmakta olan hekimlerde, en düşük bilgi
düzeyi ortalaması kardiyoloji hekimlerinde saptandı. En yüksek tecrübe skoru
ortalaması yoğun bakım yan dal hekimlerinde, en düşük tecrübe skoru
ortalaması ise göğüs hastalıkları ve acil servis hekimlerinde saptandı.
Yaklaşım skorları bölümler arasında benzerdi ve beyin ölümüne yaklaşım
büyük oranda olumluydu. Yaş, kıdem, toplam hekimlik süresi ve toplam
yoğun bakım tecrübesi arttıkça bilgi düzeyi ve tecrübe skorlarının istatistiksel
olarak anlamlı artış gösterdiği tespit edildi. Cinsiyet, ana branş, zorunlu
hizmet geçmişinin ise bu skorlar üzerinde anlamlı bir etkisi saptanmadı. Ek
olarak daha önce başka yer veya bölümde tamamlanmamış asistanlık
öyküsü olanların, tecrübe skorlarının daha yüksek olduğu tespit edildi. Kıdem
arttıkça, beyin ölümüne yaklaşım skorunun hafif artış gösterdiği gözlendi.
Bunun dışında demografik özelliklerin yaklaşım skoruna belirgin bir etkisi
olmadığı görüldü. Hekimlere kısa süre içinde hangi hastada beyin ölümü
gelişeceğini öngöreceklerini soran ve olgulardan oluşan soruda, hekimlerin
%94,6’sının doğru olan cevabı verdiği görüldü. Son 3 yılın hastanemizdeki
beyin ölümü tablosu incelendiğinde, 209 yoğun bakım yatağı olan
hastanemizde organ nakil koordinatörlüğüne yıllık ortalama 14,3 bildirim
olduğu ve bunların yıllık 7,3 tanesinin erişkin hasta olduğu görüldü. Yine son
3 yılda Nöroloji bölümüne danışılan hastalar incelendiğinde, bunların 14
tanesinin muayenesinin beyin ölümü ile uyumlu olduğu ancak yalnızca 7’sinin
organ nakil koordinatörlüğüne bildirildiği görüldü.
Tartışma ve Sonuç: Beyin ölümü gelişmiş ve gelişme ihtimali yüksek
olan hastaların tanınması ve beyin ölümü gelişmiş hastalardan organ temini
sürecinde en önemli rol doktorlarındır. Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgular
göstermektedir ki, doktorların henüz daha temel tıp eğitimi düzeyinden
başlayarak, beyin ölümüyle ilgili bilgi düzeylerinin arttırılması gerekmektedir.
Beyin ölümü gelişme ihtimali yüksek olan veya beyin ölümü gelişmiş olan
hastalarda izlenecek yol açısından, ülke genelinde standart bir protokol
belirlenmelidir. Ayrıca beyin ölümü tablosundaki hastalarla karşılaşma ihtimali
yüksek olan yoğun bakım ve acil hekimlerine, beyin ölümü farkındalığını
arttırmak ve temel tıp eğitiminde öğrendikleri beyin ölümü bilgilerini
pekiştirmek amacıyla, düzenli aralıklarla eğitim aktiviteleri ve teşvik edici
uygulamalar planlanmalıdır. Çalışmamızda elde ettiğimiz bulguları
doğrulamak ve pekiştirmek amacıyla, bu çalışmada kullandığımız anketler ve
puanlama sistemi kullanılarak yapılacak, daha homojen demografik
özelliklere sahip örneklemi olan, daha çok katılımcılı, çok merkezli çalışmalar
gerekmektedir.
Anahtar Sözcükler: Beyin ölümü, organ nakli, hekimlerin beyin ölümü
farkındalığı, Ankara Tıp, beyin ölümü bildirimi