Otizm spektrum bozukluğu olan ve tipik gelişen çocuklarda modeli taklit etme ve modelin niyetini anlama düzeylerinin karşılaştırılması
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Özel Eğitim (Yl) (Tezli), Türkiye
Tez Danışmanı: Hatice Bakkaloğlu,Meral Çilem Ökcün Akçamuş
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Bu araştırmada, otizm spektrum
bozukluğu (OSB) olan ve tipik gelişen (TG) çocukların kendiliğinden taklit,
yapılandırılmış taklit ve niyeti anlama düzeyleri arasındaki farklılıklar ile
OSB olan çocuklarda niyeti anlama düzeyleri, taklit ve bozukluğun derecesi
arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu,
yaşları 28-55 ay arasında olan 20 OSB olan ve 18-27 ay arasında olan 20 TG
çocuktan oluşmaktadır. Çalışma grubu, amaçsal örnekleme yoluyla
oluşturulmuştur. Araştırmada çalışma grubunun belirlenmesi aşamasında ailelerle
demografik bilgi formu ve Erken Gelişim Evreleri Envanteri (EGE) doldurulmuş,
çocukların nesne devamlılığı becerileri geliştirilen işlemlerle
değerlendirilmiş ve OSB olan çocukların tanılarının doğrulanması amacıyla
doğrudan gözlem yoluyla Çocukluk Otizmini Değerlendirme Ölçeği (ÇODÖ)
kullanılmıştır. Çalışma grubunda yer alan çocukların seçiminin ardından,
araştırma verilerinin toplanmasında çocukların kendiliğinden taklit
becerilerinin değerlendirilmesi için Yapılandırılmamış Taklit Değerlendirme
İşlemleri, yapılandırılmış taklit becerilerinin değerlendirilmesi için Yapılandırılmış
Taklit İşlemleri kullanılmıştır. Niyeti anlama düzeylerinin belirlenmesi için
ise bir kısmı alanyazında konuyla ilgili çalışmalardan alınan, bir kısmı da
araştırmacı tarafından geliştirilen toplam 12 işlem uygulanmıştır. Araştırmada
elde edilen tüm veriler bilgisayar ortamında SPSS 24 programında analiz
edilmiştir.
Araştırmada öncelikle çalışma
grubunda yer alan OSB olan ve TG çocukların EGE’nin Problem Çözme alt ölçeği
sonuçlarına göre belirlenmiş olan sözel olmayan bilişsel yeterlilikleri
bakımından eş düzeyde olma durumları Bağımsız Örneklemler t Testi ile
incelenmiş, gruplar arasında sözel olmayan bilişsel yeterlilikleri bakımından anlamlı
bir fark olmadığı görülmüştür. Ardından araştırma sorularına yönelik analizler
gerçekleştirilmiştir. İlk araştırma sorusu doğrultusunda OSB olan ve TG
çocukların kendiliğinden ve yapılandırılmış taklit puanları, Bağımsız
Örneklemler t Testi kullanılarak karşılaştırılmıştır. İkinci araştırma sorusu
doğrultusunda OSB olan ve TG çocukların niyeti anlama düzeyleri, yine Bağımsız
Örneklemler t Testi kullanılarak karşılaştırılmıştır. Üçüncü ve son araştırma
sorusu doğrultusunda ise OSB olan çocuklarda niyeti anlama işlemlerinden elde
edilen puanlar, taklit işlemlerinden elde edilen puanlar ve ÇODÖ ile belirlenen
bozukluğun derecesi arasındaki ikili ilişkiler Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon
Katsayısı ile incelenmiştir.
Araştırma verilerinin analizleri
sonucunda, OSB olan çocukların hem nesneli eylemlerin hem de jestlerin
kendiliğinden taklidinde TG çocuklara kıyasla sınırlılıklar yaşadıkları, ancak
yapılandırılmış taklit puanlarının farklılaşmadığı bulunmuştur. Aynı zamanda,
OSB olan ve TG çocukların taklit gerektirmeyen işlemlerde ve tek eylemden
oluşan taklide dayalı işlemlerde niyeti anlama düzeylerinin farklılaşmadığı, buna
karşın sonuçla ilişkili ve ilişkisiz olmak üzere iki eylemden oluşan taklide
dayalı işlemlerde niyeti anlama düzeylerinin farklılaştığı, TG çocukların bu
işlemlerden OSB olan çocuklara kıyasla daha yüksek puanlar aldıkları görülmüştür.
Bunun yanında, niyeti anlamanın değerlendirildiği tüm işlemlerden alınan toplam
puanları karşılaştırıldığında yine TG çocukların daha yüksek puanlara sahip
oldukları görülmüştür. Son araştırma sorusuna yönelik analiz sonuçlarında ise
OSB olan çocuklarda kendiliğinden ve yapılandırılmış taklit puanları arasında
pozitif yönlü bir ilişki olduğu, niyeti anlama düzeyleri ile kendiliğinden ve
yapılandırılmış taklit puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı, taklit
gerektirmeyen veya taklide dayalı olan niyeti anlama işlemleri puanları ile
bozukluğun derecesi arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken niyeti anlamanın
değerlendirildiği tüm işlemlerden elde edilen puanlar ile bozukluğun derecesi
arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür.