MEŞRUİYETİN KAYIP ZEMİNİ: KAMU YARARI KAVRAMININ TARİHSEL DÖNÜŞÜMÜ VE TÜRKİYE’DE AKP DÖNEMİ (2002-2024)


Öğr. Gör. Dr. MUTLU ARSLAN

Tez Türü: Bütünleşik Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Filiz Zabcı

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Bu çalışma, kamu yararı kavramının yaklaşık iki bin beş yüz yıllık tarihsel serüvenini ve bu kavramın Türkiye’de AKP iktidarı (2002-2024) altında geçirdiği dönüşümü, siyasal meşruiyetin üretimi sorunsalı çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, kamu yararını sabit bir öze sahip normatif bir ideal olarak değil, farklı birikim rejimleri ve hegemonik projeler tarafından sürekli yeniden eklemlenen bir söylemsel kategori olarak ele almaktadır. Çalışma üç bölümlü bir mimari içinde ilerlemektedir. İlk bölüm, kavramın Antik Yunan’ın ortak iyi (koinon agathon) kavrayışından on dokuzuncu yüzyıl liberal-faydacı dönüşümüne uzanan güzergâhını izleyerek, kamu yararının kurucu bir ilkeden türev bir sonuca evrildiği ontolojik, epistemolojik ve işlevsel kaymaları çözümlemektedir. İkinci bölüm, kavramın yirminci yüzyıldaki yapısal dönüşümünü refah devletinin kuruluşu ve neoliberal yeniden yapılanma ekseninde ele almaktadır. Üçüncü bölüm ise AKP dönemini ampirik olarak analiz etmektedir. Kuramsal çerçeve Gramsci, Poulantzas, Hall ve Jessop’un eleştirel hattına dayanmakta, bu birikim söylemsel-hegemonik analiz olarak adlandırılan bir yöntem aracılığıyla kamu yararının özgül çözümlemesine uygulanmaktadır. Çalışmanın özgün kavramsal katkısı, AKP deneyiminin zemininde geliştirilen çift dilli kamu yararı kavramsallaştırmasıdır. Bu kavram, neoliberal yeniden yapılanmanın aynı politikalarının tek bir söylemsel mimari içinde yarı özerk iki kayıtta -seçkinlere ve uluslararası muhataplara yönelik teknokratik kayıt ile geniş toplumsal kesimlere yönelik popüler kayıt- eşzamanlı olarak meşrulaştırılması ve rızaya dönüştürülmesi mantığını adlandırmaktadır. Türkiye örneğinden türetilen bu kavram, otoriterleşme ile neoliberalizm arasındaki ilişkiye dair tartışmalara somut bir analitik araç sunmayı amaçlamaktadır. AKP söylemi, millet iradesinin sabit meşruiyet kaynağı olarak işlediği ve dönemsel üst çerçevelerin (demokratikleşme, kalkınma, beka) değiştiği iki düzeyli bir söylemsel mimari olarak okunmaktadır. Çalışma, kamu yararının dolaşımda kalmaya devam ettiği ancak onu çoğul bir ilke olarak müzakere edebilecek söylemsel-kurumsal zeminin kapandığı bir “meşruiyetin kayıp zemini” tablosu ortaya koymaktadır.