Servikal Patoloji Nedeniyle Operasyon Planlanan Hastalarda Servikal Semptomların Süresinin, Preoperatif Havayolu Ultrasonografisinin ve Manyetik Rezonans Görüntülemede Havayolu İlişkili Ölçümlerinin Entübasyon Kalitesi ile Korelasyonunun Değerlendirilmesi
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Başak Ceyda Meço
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Amaç: Bu çalışmadaki amacımız, servikal patolojiye bağlı boyun ağrısı ve
uyuşmalar ile ortaya çıkan kliniğin süresinin havayolu anatomisini ne kadar
etkilediği ve bunun anestezi uygulamaları sırasındaki havayolu yönetimine nasıl
etki ettiğini değerlendirmektir.
Buna ek olarak ikincil
amacımız, bu hasta grubunda ultrasonografi (USG) ve manyetik rezonans
görüntüleme (MRG) ile değerlendirilen ölçümler ile zor havayolu korelasyonun
değerlendirmesini yapmaktır.
Gereç ve Yöntem: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi
Anabilim Dalı’nda servikal patoloji nedeniyle opere olan 82 hasta çalışmaya
dâhil edilmiştir. Operasyon öncesi havayolu muayeneleri yapılarak, havayolu
zorluk skoru (Airway Difficulty Score - ADS) belirlenmiştir. Hastaların
servikal patolojiye bağlı semptom ve semptomlara ait süreleri kaydedilmiştir.
Hastaların USG ile cilt-epiglot, cilt-hyoid, epiglot-vokal kord, hyomental
mesafe ölçümleri yapılmıştır. Cerrahi öncesindeki servikal MRG’leri
değerlendirilerek bilateral multifidus ve longus colli kasına ait ölçümler,
preepiglotik alan derinliği, prevertebral sıvı varlığı, prevertebral doku
kalınlaşması, epiglot proksimal uç-vokal kord arası mesafeleri ölçülmüştür.
Hastalar videolaringoskop ile entübe edilmiş ve entübasyon süresi, entübasyon
zorluk skoru (Intubation Difficulty Score – IDS) ve glottik açıklık yüzdesi
(percentage of glottic opening – POGO) kaydedilmiştir. Ekstübasyon sonrasında
da entübasyona bağlı gelişebilecek komplikasyonlar değerlendirilmiştir.
Bulgular: Klinik semptom süreleri arttıkça entübasyon süresinin değişmediği gözlemlenmiştir.
Klinik ağrı ve uyuşma süreleri arttıkça USG ölçümü ile değerlendirilen
cilt-hyoid mesafesinde artış olduğu gözlemlenmiştir (ağrı için: r=0,410 ve
p=0,01, uyuşma için: r=0,452 ve p<0,01). Klinik uyuşma süresi arttıkça MRG
ile ölçülen preepiglotik alan derinliğinin arttığı görülmüştür (r=0,325 ve
p=0,034). USG ile yapılan epiglot-vokal kord ölçümünün entübasyon süresi ile
korele olduğu görülmüştür (r=0,297 ve p=0,026).
Sonuç: Servikal patolojisi olan olgularda entübasyon kalitesinin klinik tanı,
patolojik semptomlar ve bu semptomların süresi ile ilişkili olmadığı
gösterilmiştir. Videolaringoskop ile entübasyon bu hasta grubu gibi zor havayolu
hastalarında güvenlidir. Çalışmamız, preoperatif havayolu değerlendirmesinde
ultrasonografik ve manyetik rezonans verilerinin değerlendirilmesi ve bu
değerlendirmenin videolaringoskop ile yapılan entübasyon kalitesi ile
karşılaştırılması açısından önemlidir.
Anahtar Kelimeler: videolaringoskop, servikal patoloji, entübasyon kalitesi,
zor havayolu, preoperatif değerlendirme