Uluslararası vergi rekabeti kapsamında gayrimenkul edinimi: Türkiye örneği


Creative Commons License

Arş. Gör. Dr. GİZEM ULUSOY

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Nuri Semih Öz

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Küresel servetin önemli bir bölümünü oluşturan gayrimenkul varlıklar, son yıllarda yalnızca ekonomik bir yatırım alanı olarak değil, uluslararası vergi rekabeti ve finansal gizlilik tartışmalarında yer alan bir varlık sınıfı olarak değerlendirilmektedir. Otomatik bilgi değişimi anlaşmalarının finansal varlıklara odaklanması, gayrimenkul varlıkları, sınır ötesi servet aktarımı ve vergiden kaçınma pratikleri açısından görece daha işlevsel hâle getirmiştir. Araştırmada, mülkiyetin tarihsel dönüşümü, küreselleşme süreci ve sermayenin serbest dolaşımı çerçevesinde, uluslararası zararlı vergi rekabeti ile yabancıların Türkiye'deki gayrimenkul yatırımları incelenmektedir. Karma yöntemin benimsendiği çalışmanın nicel analiz kısmında; Avrupa Birliği (AB) ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)'nün gri ve siyah listelerinde yer alan ülkelerde yerleşik gerçek kişilerin Türkiye'de gerçekleştirdiği gayrimenkul edinimleri, TC Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan makroekonomik verilerle birlikte ARDL zaman serisi yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz bulguları; yasal düzenlemeler ile makroekonomik göstergeler ve politika değişikliklerinin yabancı gayrimenkul yatırımları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkiler yarattığını ortaya koymaktadır. Nitel analiz kapsamında farklı disiplinlerden 21 uzman ve akademisyenle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler MAXQDA programı ile tematik analize tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular, gayrimenkul vatandaşlığı uygulamasının, vatandaşlık kavramını ekonomik bir meta hâline getirerek hukuki ve toplumsal sonuçlar doğuracağını, düşük eşik bedel, sınırlı denetim mekanizmaları ve gerçek lehdar tespitindeki güçlükler nedeniyle kara para aklama ve mali suç risklerini artırdığını ortaya koymaktadır. Bulgular ışığında, Türkiye'nin teknik açıdan uluslararası vergi şeffaflığı ve bilgi paylaşımı standartlarına uyum sağlayabilecek kurumsal kapasiteye sahip olduğu; buna karşılık mali şeffaflığın sürdürülebilir biçimde sağlanabilmesi için gerçek lehdar bilgisinin ve gerçeğe uygun değer tespitinin zorunlu hâle getirilmesi, değerleme sisteminin güçlendirilmesi ve mevcut şeffaflık mekanizmalarının etkin biçimde uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.