Uluslararası Hukukta diplomatik ayrıcalıklar


Dr. Öğr. Üyesi NASIH SARP ERGÜVEN

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Kamu Hukuku Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Serap Akipek

Tezin Onay Tarihi: 2008

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Diplomasi, insanlık tarihinin ilk dönemlerinden itibaren toplumların arasındaki ilişkilerin yürütülmesinin sağlayan bir kavram olmuştur. Günümüz koşulları göz önüne alındığında, uluslararası toplumun birimleri arasında, uluslararası hukuk normlarına uygun olarak, menfaatlerin dengelenme faaliyeti olarak tanımlanabilecek olan diplomasi, bu aşamaya gelene kadar birçok dönemden geçmiştir. Uluslararası hukukta diplomatik ayrıcalıkları incelerken, öncelikle ortaya çıkma nedenleri olan diplomasi kavramı ve tarihçesinin üzerinde durmak gereklilik arz etmektedir. Bu nedenle, çalışmada öncelikle, diplomasi kavramı ve tarihçesi üzerinde açıklamalara yer verilmiştir. Günümüzün diplomasi uygulamasına yön veren tarihsel süreç kapsamında, ilk diplomasi örnekleri, Yunan Şehir Devletleri, Roma ve Bizans İmparatorlukları, Ortaçağ ve Rönesans Dönemleri, Osmanlı İmparatorluğu Diplomasisi ve modern diplomasi üzerinde açıklamalarda bulunulmuştur. 

Diplomatik ayrıcalıklar ve günümüzdeki görünümü üzerinde durmadan önce, diplomasi faaliyetini yürüten organlar hakkında açıklamalarda bulunmak zorunluluk göstermektedir. Bu nedenle, genel ve özel yetkili organlar ayrımı kapsamında, devlet ve hükümet başkanları, dışişleri bakanları ile diplomasi temsilcileri üzerinde durulmuştur. Günümüz koşulları kapsamında, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ortaya çıkışı ve işleyişi ile bunun diplomatik ayrıcalıklara etkisi, çalışmada yer bulan bir diğer önemli konu olmuştur. Dışişleri bakanı hakkında açıklamalarda bulunurken ise, Uluslararası Adalet Divanı’nın, 14 Şubat 2002 tarihli Belçika Tutuklama Kararı Davası ile ilgili Kararı, Divan’ın, dışişleri bakanının sahip olduğu diplomatik ayrıcalıklara bakışı açısından önemli bulunmuş ve Divan’ın bu Kararına çalışmada yer verilmiştir. 

Çalışmanın temel konusu olan diplomatik ayrıcalıklar, dokunulmazlık ve bağışıklık kavramları doğrultusunda incelenmiştir. Bu hususta, diplomasi kavramı içerisinde yer almayan, ancak sahip oldukları ayrıcalıklar ile diplomatik ayrıcalıkların açıklanmasında önem taşıyan konsolosluk görevlileri ve sahip oldukları ayrıcalıklar hakkında, diplomatik ayrıcalıklar ile karşılaştırılmalı açıklamalarda bulunulmuştur. 

 Çalışmanın son bölümünde ise, 1979 tarihli ABD’nin Tahran’daki Diplomasi Temsilcileri ve Konsolosluk Görevlileri Davası temel alınarak Divan’ın diplomatik ayrıcalıklar konusuna yaklaşımı ele alınmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda, ilgili uyuşmazlığın ortaya çıkışı öncelikle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bunun nedeni uyuşmazlığın ortaya çıkardığı krizin büyüklüğünün ve Divan’ın bu kriz karşısındaki rolünün öneminin vurgulanması gerekliliğidir. Bu aşamadan sonra, ilgili uyuşmazlık konusunda Divan’ın yargı yetkisi üzerinde durulmuş, bu konuda önem arz eden hususlar ile ilgili ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuştur. Divan’ın vermiş olduğu Esas Hakkındaki Karara geçmeden önce, 15 Aralık 1979 tarihli Geçici Koruma Önlemi Kararı incelenmiş, hukuki etkileri her yönüyle tartışılmaya çalışılmıştır. Son olarak ise, Divan’ın söz konusu uyuşmazlığa yönelik ermiş olduğu Esas Hakkındaki Kararı ayrıntılı olarak incelenmiş ve diplomatik ayrıcalıkların uluslararası yargıda görünümü açıklanmaya çalışılmıştır. 

Ermeni teröristlerin, 1973 – 1993 yılları arasında gerçekleştirdikleri yüz on terör eylemi sonucunda, dördü Büyükelçi olmak üzere, otuz dört Türkiye Cumhuriyeti diplomasi temsilcisi hayatlarını kaybetmişlerdir. Ulusumuzun yaşadığı bu acı tecrübeden sonra, diplomatik ayrıcalıklar ve özellikle kabul eden devletin yükümlülükleri üzerinde durmak bir zorunluluk teşkil emektedir.