Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi kullanılarak olfaktör fossa sınıflandırılması ve ölçümlerinin radyolojik değerlendirilmesi: retrospektif bir çalışma Classification and radiological evaluation of olfactory fossa measurements using CONE- BEAM computed tomography: A retrospective study
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Kaan Orhan
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Çalışmamızın amacı bölge anatomisi, varyasyonu ve patolojisine; bilgisayarlı tomografiye göre daha az radyasyon maruziyeti, daha ekonomik ve daha pratik olan konik ışınlı bilgisayarlı tomografi yardımıyla hakim olmaktır. Bu sayede kulak burun boğaz uzmanları ve maksillofasiyal cerrahlara rehber sağlayıp, 18 yaş ve üstü Popülasyonun anterior kafa tabanı anatomisi ile ilgili veri elde etmek ve normatif verilerin elde edilmesi ile komplikasyon oranlarının azaltılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi arşivinden seçilmiş yaşları 18 ile 80 arasında değişen toplam 120 bireye ait KIBT görüntüleri dahil edilmiştir. Bireyler yaşlarına göre; 18-34 yaş, 35-60 yaş ve 60+ yaş olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Bireylerin %50’si kadın, %50‘si ise erkektir. Çalışmamızda olfaktör fossa derinliği hem koronal hem de sagittal kesit üzerinden ölçülerek Keros sınıflamasına göre gruplandırıldı ve karşılaştırmalar yapıldı. Ayrıca koronal kesitte olfaktör fossa genişliği ölçülmüş, nazal septum deviasyonuna bakılmış olup diğer parametrelerle kıyaslanmıştır. Paranazal sinüsler değerlendirilmiş olup Lund-Mackay sınıflamasına göre opasifikasyon dercesine bakılmıştır. Tüm parametreler sağ/sol, cinsiyet, yaş ve diğer parametrelerle kıyaslanmış olup istatistiksel olarak anlamlılık derecesine bakılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; Yapılan koronal ölçümlerde çalışamaya dahil edilen bireylerin olfaktör fossa derinliği % 56,7’sinde Keros Tip 2 olarak izlenmiştir ve bu en yüksek orandır. Daha sonra %33,3 ile Keros Tip 1 ve %10 ile Keros Tip 3 görülmüştür. Yapılan sagittal ölçümlerde çalışmaya dahil edilen bireylerin olfaktör fossa derinliği % 63,3’ünde Keros Tip 2 olarak izlenmiştir ve bu en yüksek orandır. Daha sonra %30,8 ile Keros Tip 1 ve %5,8 ile Keros Tip 3 görülmüştür. Çalışmaya dahil edilen bireylerin %54,2’sinde nazal septum deviasyonu izlenmiştir ve çalışmaya dahil edilen bireylerin 37’sinde sağ tarafa, 28’inde sol tarafa deviasyon izlenmiştir. Sağ taraf için Keros (koronal) ve Keros (sagittal) Tip1 grubunda olanlarda olfaktör fossa genişlik değerleri, Tip 2 ve Ti p3 gruplarına göre anlamlı derecede daha düşük görülmektedir. Keros (koronal) grupları ile Keros (sagittal) grupları arasında anlamlı bir bağımlılık görülmektedir. Keros (koronal) Tip 2 grubunda olanlarda Keros (sagittal) Tip 2 grubunda olma oranı (%94,4), diğer Keros (koronal) grubunda olanlara göre anlamlı derecede daha yüksek görülmektedir.
Bahsedilen durumlar dışında hiçbir grup arasında istatistiksel olarak anlamlılık
saptanmamıştır. Ayrıca Keros (koronal) grupları arasında sağ/sol asimetri oranı %33,3
; Keros (sagittal) grupları arasında asimetri oranı %29,2 olarak saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: KIBT, Lund-Mackay Evreleme, olfaktör fossa, paranazal
sinüs