Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Doç. Dr. Selda Taşdemir Afşar
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu araştırma, öğretmenlerin meslek kültürlerini şekillendiren dinamikleri, sınıf ve okul içi etkileşimler bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Öğretmenlerin çalışma koşullarını etkileyen sosyal ve kültürel dinamiklerin, öğretmenlik mesleğinin anlamını ve uygulanma biçimini nasıl dönüştürdüğünü analiz etmektedir. Bu bağlamda, okul içindeki etkileşimler, öğretmenlerin duygu, düşünce ve eylem stratejileri açısından ele alınmıştır. Araştırma, etnografik bir saha çalışması olarak yapılandırılmış ve vaka incelemesi yaklaşımı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu yöntem, vakalar üzerinden geniş toplumsal koşulları ya da fenomenleri dikkate alarak yerel özgüllükleri araştırmayı mümkün kılmaktadır. Araştırma, Ankara’nın Mamak ilçesindeki bir ortaokulda yürütülmüştür. Katılımcılar, bu okulda görev yapan Matematik, Fen ve Teknoloji, Türkçe, İngilizce, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Müzik branşlarından toplam 14 öğretmen, bir müdür yardımcısı ile PİKTES kapsamında görev yapan Rehber ve Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Saha çalışması süresince veri, okul ve sınıf içi gözlemler, saha notları, günlükler, yapılandırılmamış ve yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır.
Araştırma bulgularına göre okulun fiziksel yapısı, sosyal çevresi ve öğrenci profili, öğretmenlerin mesleki yaşamlarını doğrudan etkilemektedir. Araştırma, öğretmenlerin meslek kültürlerinin, zorluklar ve çıkmazlar karşısında geliştirdikleri stratejilerle biçimlendiğini gösteriyor. Sosyal koşullar zorlaştıkça, öğretmenler sınıf içinde ve dışında kontrolü artırmak zorunda kalıyor, kariyer hedefleri ise bu zorlu koşullara göre yeniden şekilleniyor. Araştırmanın yapıldığı okulda gözlemlendiği gibi, deneyimli öğretmenlerin “zor” veya “olumsuz” olarak tanımladıkları sınıfları yeni öğretmenlere devretme stratejisine başvurması, kıdeme dayalı görece bir hiyerarşinin varlığını ortaya koymaktadır. Öğretmenler odası gibi sosyal mekânlar, öğretmenler arasında hem dayanışmayı besleyen hem de “yalnızlaşmaya” zemin hazırlayan bir alan olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca öğretmenler odasının sınıfta olup bitenlerle yakından ilişkili olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin meslek kültürlerinde “ideal öğrenci” tanımı önemli bir yer tutmaktadır. Araştırma sahasında da gözlemlendiği gibi, öğretmenler öğrencileri başarı ve uyum düzeylerine göre kategorize etmekte, orta sınıf normlarına uyan öğrenciler kabul görürken, sosyal ve kültürel normlardan uzak göçmen veya düşük sosyoekonomik geçmişe sahip öğrenciler “uyumsuz” veya “problemli” olarak etiketlenmektedir. Bu sınıflandırmalar, öğrencilerin okul içindeki konumlarını ve öğretmenlerin onlara yönelik tutumlarını şekillendirmektedir. Öğretmenler, yalnızca bilgi aktarmakla kalmamakta, aynı zamanda ahlaki değerleri de öğrenciler arasında yaygınlaştırmaya çalışmaktadır. Pedagojik ve düzenleyici söylemler, öğretmenlerin uygulamalarında birleşerek öğrencilerin davranışlarına yönelik ahlaki ve öğretimsel beklentileri belirlemektedir. Bu durum, öğretmenlerin meslek kültürlerinde ahlaki normların bilgi aktarımından önce geldiğini ve bu normların sınıf düzeni açısından öncelikli olduğunu göstermektedir. Araştırma, öğretmenlerin sınıf içinde düzen sağlamak için çeşitli stratejiler geliştirdiklerini ve öğrencileri belirli davranış kalıplarına göre kategorize ettiklerini göstermektedir.