Uzaktan Algılama ve Yapay Zeka Teknikleri ile Türkiye'de Kar Örtüsü ve Kar Su Eşdeğeri'nin Tarihsel Değişiminin (1984-2024) İncelenmesi ve İklim Değişikliği Senaryoları Altında Kar Yağışının Karasal Su Kaynakları Üzerine Etkisinin Modellenmesi


Semiz G. D. (Yürütücü), Torun E., Apaydın H.

TÜBİTAK Projesi, 1002 - Hızlı Destek Programı, 2025 - 2025

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 1002 - Hızlı Destek Programı
  • Başlama Tarihi: Şubat 2025
  • Bitiş Tarihi: Aralık 2025

Proje Özeti

Bu çalışmada, Türkiye genelinde kar örtüsü ve kar su eşdeğeri (KSE) dinamiklerinin 1985-2024 dönemindeki tarihsel değişimi uzaktan algılama ve yeniden analiz verileri kullanılarak incelenmiş olup iklim değişikliği koşulları altında kar yağışındaki değişimlerin karasal su kaynakları üzerindeki etkileri nicel olarak modellenmiştir. Analizlerde ERA5-Land yeniden analiz ürünleri, MODIS kar örtüsü verileri ve GRACE/GRACE-FO uydularından türetilen toplam su depolama anomalisi (TWSA) birlikte değerlendirilmiştir.

Uzun dönemli trend ve rejim analizleri, Türkiye’nin özellikle 1990’ların sonlarından itibaren belirgin bir sıcak kar kuraklığı rejimine girdiğini göstermektedir. 1999-2024 dönemi, 1985-1998 referans dönemine kıyasla Türkiye genelinde yaklaşık %25 oranında KSE azalmasıyla karakterize olmuş; bu düşüş yaklaşık 47.6 km³’lük bir kar suyu kaybına karşılık gelmiştir. Ulusal ölçekte yağışta anlamlı bir azalış gözlenmemesi, KSE kaybının esas olarak sıcaklık artışı ve yağış fazının kar yerine yağmur formuna dönüşmesiyle ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Kar-dominant havzalarda (Fırat-Dicle, Doğu Karadeniz, Çoruh, Aras ve Van Gölü) yoğunlaşan bu kayıplar, bazı bölgelerde yağıştaki eş zamanlı azalışlarla birlikte bileşik (sıcak + kuru) kar kuraklığı rejimine geçildiğini göstermektedir.

Kar yağışındaki değişimlerin karasal su kaynakları üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla, TWSA çoklu iklimsel girdiler (KSE, sıcaklık, yağış ve buharlaşma) kullanılarak istatistiksel ve makine öğrenmesi tabanlı yöntemlerle modellenmiştir. Ön eleme aşamasında farklı modeller test edilmiş ve doğrulama performansı ve fiziksel tutarlılık birlikte değerlendirilerek Evrişimli Sinir Ağları (CNN) nihai model olarak seçilmiştir. CNN modeli, eğitim (R²=0.83 ve RMSE=3.39) ve doğrulama (R²=0.82 ve RMSE=2.99) aşamalarında yüksek başarı göstermiş ve TWSA’nın iklimsel bileşenlerle olan doğrusal olmayan ilişkilerini yakalamada üstün performans sergilemiştir.

Duyarlılık temelli senaryo analizleri, 2015 sonrası tekrarlayan kar kuraklığı koşullarında, belirli iklim bileşenlerinin referans dönem ortalamalarında sabitlenmesi durumunda TWSA zaman serisinin uzun dönemli eğiminde belirgin farklılıklar oluştuğunu göstermiştir. Özellikle KSE ve sıcaklığın birlikte kontrol altında tutulduğu karşıt-gerçeklik senaryosunda, referans duruma kıyasla TWSA azalış hızında anlamlı bir yavaşlama gözlenmiştir. Elde edilen bulgular, iklim bileşenlerinin birbirinden bağımsız etkilerini temsil etmekten ziyade, diğer değişkenler sabitken TWSA’nın göreli tepkilerini ortaya koymakta olup, Türkiye’de karasal su depolamasındaki uzun dönemli zayıflamanın sıcaklık artışıyla ilişkili sıcak kar kuraklığı süreçlerine yüksek duyarlılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Genel olarak bulgular, Türkiye’nin kar-dominant havzalarının iklim değişikliği altında kritik bir su güvenliği eşiğine yaklaştığını, artan sıcaklıklar, erken kar erimesi ve yükselen donma seviyesinin ülkenin hidrolojik rejimini yeniden şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, kar odaklı su yönetimi, yüksek çözünürlüklü kar izleme sistemleri ve iklim duyarlı planlama yaklaşımları, Türkiye’nin iklim değişikliğine uyum stratejilerinde temel bileşenler olarak değerlendirilmelidir.