ACAR Ö. (Yürütücü), ABDÜLHADİOĞLU A., ACAT Y., ÖNEL A., KILIÇ R.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2023 - 2026
Arap diyalektleri, doğal yayılım sahası olan Arap ülkeleri dışında Türkiye sınırları içerisinde de kayda değer düzeyde konuşulmaktadır. Anadolu topraklarına oldukça erken sayılabilecek bir dönemde göç eden Araplar, yüzyıllardır farklı medeniyetlerle iç içe yaşamış ve kendi kültürel özelliklerini büyük oranda koruyarak günümüze kadar ulaşabilmişlerdir. Kültürel kimliklerini korumalarında en önemli faktör kuşkusuz Arap dili olmuştur. Anadolu’ya yerleşen Araplar, bölgedeki diğer etnik unsurlara ve farklı milletlerin hakimiyeti altında yaşamalarına rağmen ana dillerini kendilerine has sosyolojik bir gelişim ve dönüşüm içerisinde muhafaza etmeyi başarmışlardır. Ancak yukarıda ifade edilen değişimler çerçevesinde dilin hangi düzeyde korunduğu, standart dilden ve diğer komşu lehçelerden hangi ölçüde ayrışmanın yaşandığı ayrıntılı bir şekildearaştırılmalıdır. Sosyal medya, yazılı ve görsel ortamların yaygın kullanımı vb. nedenlerle bölgesel dil özelliklerinin kaybolmaya yüz tuttuğu, dilsel değişimin standart dilin lehine gerçekleştiği bilinen bir husustur. Diğer bir etken de hiç kuşkusuz çeşitli nedenlerle bölgede yaşanan nüfus sirkülasyonudur. Konuşurlarının gün geçtikçe azaldığı ve kaybolmaya yüz tutan diyalektlerin dil özelliklerinin kayıt altına alınıp sonraki nesillere aktarılması önemlidir.
Bu çalışmada öncelikli amaç, Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Hatay, Adana, Mersin, Batman, Diyarbakır, Kilis, Gaziantep, Muş ve Bitlis illerinin çeşitli yerleşim birimlerinde konuşulan yerel Arap lehçelerinin söz varlığını derlemek ve kayıt altına almaktır. Projenin esin kaynağı TDK’nın 1932-1960’lı yıllarda gerçekleştirdiği yazı diline girmemiş, halk ağzından derlenen Türkçe ve Türkçeleşmiş sözcükleri bir araya getiren Derleme Sözlüğü’dür. Tespit edebildiğimiz kadarıyla, bölgede konuşulan Arap diyalektlerine ilişkin derleme veya başka bir yöntemle hazırlanmış bir sözlük ya da bilgisayar tabanlı bir derlem çalışması bulunmamaktadır. Batılı araştırmacılarca 1800’lü yılların sonlarına doğru başlatılan ve süreçte yerli-yabancı pek çok araştırmacının dahil olduğu bu alanda genel olarak standart Arapça ve yerel lehçeleri arasındaki farklar inceleme konusu yapılmıştır. Ağırlıkla fonetik ve morfolojik konuların işlendiği önceki araştırmalarda sözdizimi ve söz varlığına ilişkin veriler oldukça sınırlıdır. Elde söz varlığının toplandığı bir derleme sözlüğü bulunmadığı için dil olguları genellikle aynı sözcüklerden hareketle açıklanmaya çalışılmıştır. Bu da alanda birbirinin tekrarı gibi görünen çalışmaların yapılmasına yol açmıştır. Daha da önemlisi, eldeki sınırlı dil malzemesi diyalektik olguların farklı örnekler üzerinden ölçümlenmesini güçleştirmektedir. Yapılan saha çalışmasında, kurallı olduğu düşünülen bir takım fonetik değişimlerin başka örneklerde geçerli olmadığının tespit edilmiş olması bunu kanıtlamaktadır. Bu durumda, araştırılan diyalektik olguların standart olup olmadığı, her örnekte çalışıp çalışmadığı ancak böylesine geniş çaplı bir derleme faaliyetinden sonra net olarak belirlenebileceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bu yönüyle, projenin sonraki çalışmalara gerek malzeme zenginliği bakımından gerekse diyalekt haritalarının çıkarılmasında önemli rolü olan istatistiksel dağılımlar açısından ciddi katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.Projenin temel yöntemi, derleme amaçlı kaynak kişi veya kişilerle mülakat yöntemidir. Belirtilen derleme bölgelerinde kaynak kişilere en 10 bin kelimelik bir listeden soru yöneltilecek ve yanıtlar hem ses kaydı hem de yazılı olarak kayıt altına alınacaktır. Temel yönteme bağlı olarak projenin ilerleyen aşamalarında ses kayıtlarının çözümlenmesi, derlenen sözcüklerin bilgisayar ortamına aktarılması, transkripsiyonlu yazımları ve derlendiği bölge bilgileriyle birlikte sözcüklerin Derleme Sözlüğü formatında düzenlenmesi vb. bilimsel çalışmalar yapılacaktır.
Projeden elde edilecek veriler kullanılarak ciltler halinde Yerel Arapça Derleme Sözlüğü’nün yayımlanması öngörülmektedir. Projeyle birlikte herhangi bir dil olgusunun yayılımını izlemek, bölgesel dil farklılıklarını tlemek, çevre ve diğer etkenlerin değişimdeki rolünü saptamak vb. amaçlarla spesifik araştırmalara imkân sunulmuş olacaktır. Bu çalışmanın ardından elde edilen derlem/corpus malzemesi ayrı bir kitapta toplanarak, Türkiye’de konuşulan lehçeler ile Arap ülkelerinde konuşulan lehçeler arasındaki telaffuz farkları, standart Arapça merkezinde tablolar halinde çalışılabilir hale gelecektir. Bu çalışmanın esin kaynağı yine TDK tarafından hazırlanan Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü olabilir.