HOŞAL M. B. (Yürütücü), Kirişci Kaya S. Z., YAZIHAN N., KESİKLİ B.
TÜBİTAK Projesi, 1002 - Hızlı Destek Programı, 2025 - 2026
Blefaropitozis, primer bakışta göz kapağının normal seviyesinden aşağıya sarkması olarak tanımlanmakta olup göz kapağında gözlenen en yaygın bozukluklardan biri olarak kabul edilmektedir. Konjenital myojenik pitozis ve edinsel aponevrotik pitozis klinik pratikte en sık karşılaşılan blefaropitozis tipleridir. Konjenital miyojenik pitozisin intrauterin hayatta başlayan levator palpebra superior kasındaki yapısal bir anormallik nedeniyle geliştiği düşünülmektedir. Aponevrotik pitoziste ise sıklıkla ilerleyen yaşla beraber, levator kas aponevrozunun esnemesi, incelmesi ve tarsal plaktan ayrılması görülmektedir. Aponevrozun tarsal plaktan ayrılmasının patofizyolojisi hala bilinmemektedir.
Bağ dokunun başlıca bileşeni olan kollajen doku ve organ stabilitesinde görevlidir. Elastin ise dokuların elastikiyetinde görevlidir. Elastik ve kollajen lifler vücuttaki tendonlarda bir arada bulunur. Üst kapağın elastik lif ağındaki, elastik lifler ve kollajen demetleri arasındaki yakın yapısal ilişkinin, önemli anatomik ve fonksiyonel öneme sahip olabileceği düşünülmektedir. Kollajen, levator aponevrozuna gerilme kuvvetini verirken; elastik lif ağı, levator kas sonlanmalarının esnekliğini sağlamaktadır.
Literatürde mevcut çalışmalar incelendiğinde, her iki hastalık grubunda da kolajen ve elastin yapıda değişiklikler olduğu gösterilmiş fakat hangi tip kolajenlerin değişmiş olabileceğine ve bu kollajen tiplerinin düzeylerine dair çalışmalar kısıtlıdır. Konjenital miyojenik pitozis olgularında levator kas aponevrozunda Tip 1 ve Tip 3 kollajen varlığı histolojik olarak gösterilmesine karşın, kollajen tip 1,2,3,4,5 ve 22 nin kantitatif düzeyine ilişkin yapılan bir çalışmaya literatürde rastlanılmamıştır. Aponevrotik pitoziste ise kollajen tipleri ve miktarının kantitatif olarak incelendiği ve elastin ile birlikte değerlendirildiği bir çalışmaya literatürde rastlanılmamıştır. Ayrıca, konjenital pitozis ve aponevrotik pitozis olguları arasında kollajen tipleri ve elastin miktarının kıyaslandığı bir çalışmaya da rastlanılmamıştır.
Bu çalışmada levator cerrahisi geçiren blefaropitozis hastalarının cerrahi sırasında çıkarılan biyolojik atık doku materyallerinde ELİSA yöntemi ile elastin düzeyi ve kollajen tip 1, 2, 3, 4, 5 ve 22 düzeyinin kantitatif olarak ölçülmesi amaçlanmaktadır. Elde edilen veriler konjenital miyojenik ve aponevrotik pitozis grupları arasında kıyaslanacak, ayrıca her hastanın pitozis parametreleri ile ilişkisi değerlendirilecektir. Bu çalışmanın amacı, nedenleri hala aydınlatılamamış olan bir hastalığın etiyolojik mekanizmasının anlaşılmasına katkı sağlamak ve ileride yapılacak çalışmalara öncü olmaktır. Ayrıca cerrahi dışında tedaviye yönelik farklı yöntemler geliştirilmesine katkı sağlayabileceği düşünülmüştür.