'Turco' İzinin Peşinde: Brezilya Basınında ve Arşivlerinde Osmanlı Göçmenlerinin Entegrasyon Süreçleri (1890-1923)


Kayacık Z. (Yürütücü), Eren Kural E., Yazıcı Çangur M., Çınar F. M., Vieira J. F., Davila Vega L. E., et al.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2026 - 2027

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
  • Başlama Tarihi: Mart 2026
  • Bitiş Tarihi: Mart 2027

Proje Özeti

On dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinden yirminci yüzyılın başlarına kadar, Osmanlı İmparatorluğu’nun Suriye, Lübnan ve Filistin gibi vilayetlerinden Latin Amerika ülkelerine yoğun göç hareketleri yaşanmıştır. Bu süreçte, başta Arjantin ve Brezilya olmak üzere Amerika kıtasındaki ülkeler, Osmanlı tebaasının göç etmek istedikleri başlıca “hedef ülkeler” hâline gelmiştir. Bağımsızlıklarını yeni kazanmış olan Latin Amerika cumhuriyetleri, ulus inşası sürecinde Avrupa’dan nitelikli göçmen çekebilmek amacıyla “açık kapı” politikası uygulamış; bu politikalar sonucunda bölgeye kayda değer sayıda göçmen yerleşmiştir. Bu tarihsel çerçeve içinde Brezilya, Osmanlı göçmenleri için yalnızca ekonomik fırsatlar sunan bir ülke değil, aynı zamanda toplumsal uyum açısından görece daha kapsayıcı bir hedef ülke olmuştur. Bu araştırma, Osmanlı göçmenlerinin göç deneyimlerini, Latin Amerika’daki entegrasyon süreçlerinde karşılaştıkları sosyal, ekonomik ve kültürel zorlukları dikkate alarak, Brezilya’nın neden bu göçmenler tarafından tercih edildiğini ve ülkeye daha kolay entegre olabilmelerinin temel dinamiklerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Brezilya’nın yirminci yüzyılın başlarına ait basın kayıtları ve ilgili arşiv belgeleri incelenerek, Osmanlı göçmenlerinin yerleşme ve uyum süreçlerinin izleri sürülecektir. Basında yer alan haberler, kamuoyunun bu göçmenleri nasıl algıladığını; mevcut göçmen politikalarını ve uygulamalarını ortaya koyacaktır. Sonuç olarak, kıta genelinde Osmanlı göçmenlerinin entegrasyon sürecinde önemli zorluklar yaşadığı görülmektedir. Bu zorluklar, iş gücü piyasasına girişten toplumsal kabul süreçlerine kadar uzanmakta; ancak Brezilya örneği, söz konusu güçlüklerin farklı sosyo ekonomik koşullar altında nasıl dönüştüğünü anlamak açısından dikkate değer bir vaka sunmaktadır.