Branşlara Göre Hemşirelerin Mesleki ve Fiziksel Aktivite Düzeyleri, İzometrik – İzokinetik Kuvvet Parametreleri ve Mesleki Tükenmişlikleri Arasındaki İlişkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, SPOR BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEREN TÜRK KAPLAN

Danışman: Cengiz Akalan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmanın amacı, Ankara Şehir Hastanesi'nde yoğun bakım, ameliyathane, acil, servis ve poliklinik birimlerinde çalışan hemşirelerin mesleki tükenmişlik oranları, minimum fiziksel aktivite (FA) tavsiyelerini karşılayıp karşılamadığını ve mesleki FA'nın önerilen FA düzeylerine katkısı oranını belirlemek. İkincil bir amaç ise, izometrik ve izokinetik kas kuvveti ölçümlerinin FA düzeyi arasındaki olası ilişkileri belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma Ankara Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Sporcu Sağlığı Rehabilitasyon Laboratuvarında yapıldı. Katılımcılar, çalışmaya uygun görülen, 20-30 yaş arası, yoğun bakım, ameliyathane, acil, servis ve poliklinik hizmetlerinde çalışan, her branştan 20, toplamda 100 sağlıklı hemşire bu çalışmaya davet edildi. Hemşirelerin araştırmacı tarafından hazırlanan demografik anket formu, Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) ve Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi (FADA) uygulandı. Kas kuvveti ölçümleri için Diers Myoline: İzometrik kas kuvveti ölçüm sistemi ve Isomed 2000 Basic: İzokinetik sistem kullanıldı. İzometrik kas kuvvetinde gövde kasları, izokinetik kas kuvvetinde ise hamstring kas kuvvetinin ölçülmesi işlemi uygulandı. Bulgular: Kadın hemşirelerin izometrik ve izokinetik değerleri erkeklerin değerinden anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p 0,05). Gelir durumu 6,000 TL altında olanların FADA-iş (p=0,002) ve FADA-toplam (p=0,013) puanı gelir durumu 6,000 TL ve üzeri olanların puanından anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. Nöbet tutan hemşirelerin İzRFleks180 (p=0,015), İzLFleks180 (p=0,043), İzRExt180 (p=0,015), İzLExt180 (p=0,019), İzRFleks60 (p=0,033), İzLFleks60 (p=0,049), İzRExt60 (p=0,018), İzLExt60 (p=0,037), GExt (p=0,039), FADA-iş (p 0,05). Çalışma yeri arasında GExt ölçümü açısından anlamlı farklılık görülmüştür (p=0,028). Serviste ve poliklinikte çalışanların GExt ölçümü acil ve yoğun bakımda çalışanların ölçümünden anlamlı şekilde düşüktür. Çalışma yeri arasında FADA-iş puanı açısından anlamlı farklılık görülmüştür (p<0,001). Yoğun bakım ve acilde çalışanların puanı en fazla, poliklinik ve serviste çalışanların ise en düşük bulunmuştur. Çalışma yeri arasında FADA-toplam puanı açısından anlamlı farklılık görülmüştür (p<0,001). Yoğun bakım ve acilde çalışanların puanı en fazla, poliklinik ve serviste çalışanların ise en düşük bulunmuştur. Yoğun bakımda çalışanların puanı en yüksek, poliklinikte çalışanların ise en düşük bulunmuştur. Çalışma yerleri arasında diğer ölçüm ve puanlar açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. İzometrik ölçümler ile izokinetik ölçümler arasında (GFlex ile İzLExt60 hariç) pozitif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür. VKI ile İzometrik ölçümler arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Çalışma süresi ile İzometrik ölçümler arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon vardır. GExt ile FADA-iş, FADA-toplam, VKI ve çalışma saati arasında pozitif yönlü anlamlı korelasyon tespit edilmiştir. GLfleksL ile VKI arasında pozitif yönde anlamlı ilişki vardır. GRotL ile VKI arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon bulunmuştur. GRotR ile VKI arasında pozitif yönde anlamlı ilişki vardır. FADA-iş ile çalışma saati arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır. FADA-toplam ile çalışma saati arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür. MTE-tükenme ile MTE-duyarsızlaşma arasında pozitif yönde; MTE-tükenme ile MTE-yetkinlik arasında ise negatif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür. MTE-duyarsızlaşma ile MTE-yetkinlik arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki vardır. MTE ile yaş, VKI ve çalışma saati arasında anlamlı korelasyon görülmemiştir. Sonuç: Hemşireler için bu çalışma ortamı ve temposu için belirleyici kriter çalıştıkları birim olsa da hemen hemen tüm bölümlerde yıpratıcı bir iş olduğu gerçeği değişmemektedir. Özellikle uzun süreli yavaş tempo yürüyüş, uzun süreli bozuk postür ile medikal tedavi uygulama ve hasta bakımı hemşireleri gerek gündüz mesaisi gerekse nöbet koşullarında en çok zorlayan fiziksel koşulları doğurur. Nöbet tutmak ise başlı başına uyku bozukluklarına, beslenme düzensizliklerine davetiye çıkarmaktadır. Uzun süreli mesai, sağlık hizmeti sağlayıcılarında kronik yorgunluğa sebep vermekte ve bununla birlik kişilerin günlük rutininde egzersiz yapmalarını engellemektedir. Uyku ve beslenme bozuklukları da hem mental hem fiziksel sağlığı bozmakta ve atletik performansı etkilemektedir. Ülkemiz koşullarında hemşirelerin ortalama gelir durumu düşünüldüğünde doğru ve sağlıklı besine, düzgün spor alanı ve ekipmana ulaşmanın ve buna bütçe ayırmanın ne kadar güç olduğu aşikardır. Düzgün spor alanı ve ekipmana ulaşamayan insanların fiziksel aktivitelerinden hangi derecede katkı alacağı tartışmalıdır. Çalışma rutini, personel başına düşen hasta sayısı, görev tanımının belirsizliği ve uzun süreli mesailer nedeniyle birçok hemşire kas iskelet problemleri ile karşılaşmakta özellikle boyun, bel ve alt kas gruplarında ağrı şikayeti tariflemektedirler. Bununla birlikte, bu orta dereceli egzersiz temposunda olan mesainin kas gelişimi üzerinde aktiviteye bağlı olumlu etkileri olduğu da yadsınamaz fakat düzenli, nizami bir egzersiz gibi olmadığından yıpranmaya ve sakatlığa davetiye çıkardığı da aşikardır. Bu açıdan hemşirelerin çalışma koşulları iyileştirilmeli, uzun mesai saatleri azaltılmalı, nöbet usulü çalışma olabildiğince azaltılmalı, mesleki sorumluluk tanımı tam olarak yapılmalı ve yorucu işlerde görev verilmemelidir. Mutlaka fiziksel ve mental açıdan rahat çalışabilecekleri bir çevre sağlanmalıdır. Ekonomik olarak doğru besin, doğru spor ekipmanı ve ortamına sahip olabilecekleri refah seviyesi sağlanmalı ve gerekirse çalışılan kurum tarafından sosyal tesis kurularak bu imkanlar sağlanmalıdır. Düzenli aralıklarla, fiziksel performansı arttıracak egzersiz fizyolojisi ve sakatlıktan korunmaya yönelik meslek içi eğitimler düzenlenmelidir. Nöbet koşullarında doğru, sağlıklı besin sağlanmalıdır.