Türkiye Selçuklu-Altın Orda ilişkileri-siyasî, ekonomik, sosyo-kültürel (1242-1308)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2005

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMEL KILIÇ

Danışman: İLHAN ERDEM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Türkiye Selçuklu-AItın Orda İlişkileri Siyasî, Ekonomik, Sosyo-Kültürel ( 1242- 1308 ) Türkiye Selçuklu Devleti II.Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde siyasî bir çöküş ortamına girmiştir.Devlet her yönden en parlak devresini yaşadığı Alâeddin Keykubâd'ın saltanatının son yıllarında Moğol tâbiiyetini kabul etmiş ve Türkiye topraklarında Moğol hakimiyeti yıkılış tarihi olan 1308 'e kadar gittikçe ağır bir yük halini almıştır.Türkiye Selçuklu Devleti Moğollar ile tanıştığı Alâeddin Keykubâd döneminde onları geçici bir tehlike olarak görmekteydi.Ancak 1243 yılından itibaren Moğollar'a vergi ödemek durumunda kaldı ve "il" konumuna geriledi.Moğol hakimiyetinin ilk devresi olan Altın Orda İlhanlık dönemi 1256 yılına kadar devam etti.Bu dönem içinde katlanılabilir ölçüdeki vergi yükümlülüğü ve birkaç olayda iç siyasete yapılan müdahaleler dışında Selçuklu Devleti varlığını devam ettirmekteydi. Altın Orda'nın Selçuklu siyasetindeki etkisi 1256 yılında son bulmuş kabul edilebilir.Berke, Mengü Temir, Tuda Mengü, Tula Buka ve Tokta dönemlerinde ticarî ve kültürel ilişkiler devam etmekle birlikte Altın Orda artık Selçuklu Devleti üzerindeki hakimiyet hakkını kaybetmiştir. Yakın Doğu'da İlhanlı Devleti'nin Altın Orda aleyhinde gelişmesi ve Altın Orda siyasetinde yaşanan saltanat mücadeleleri sonucu Türkiye Selçuklu Devleti'nin siyasi kontrolü İlhanlı Devleti'nin eline geçmiş ; Türkiye Selçuklu - Altm Orda ilişkilerinde ağırlık noktası siyasî alandan kültürel bağlantılara taşınmıştır. 158ÖZET Türkiye Selçuklu-AItın Orda İlişkileri Siyasî, Ekonomik, Sosyo-Kültürel ( 1242- 1308 ) Türkiye Selçuklu Devleti II.Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde siyasî bir çöküş ortamına girmiştir.Devlet her yönden en parlak devresini yaşadığı Alâeddin Keykubâd'ın saltanatının son yıllarında Moğol tâbiiyetini kabul etmiş ve Türkiye topraklarında Moğol hakimiyeti yıkılış tarihi olan 1308 'e kadar gittikçe ağır bir yük halini almıştır.Türkiye Selçuklu Devleti Moğollar ile tanıştığı Alâeddin Keykubâd döneminde onları geçici bir tehlike olarak görmekteydi.Ancak 1243 yılından itibaren Moğollar'a vergi ödemek durumunda kaldı ve "il" konumuna geriledi.Moğol hakimiyetinin ilk devresi olan Altın Orda İlhanlık dönemi 1256 yılına kadar devam etti.Bu dönem içinde katlanılabilir ölçüdeki vergi yükümlülüğü ve birkaç olayda iç siyasete yapılan müdahaleler dışında Selçuklu Devleti varlığını devam ettirmekteydi. Altın Orda'nın Selçuklu siyasetindeki etkisi 1256 yılında son bulmuş kabul edilebilir.Berke, Mengü Temir, Tuda Mengü, Tula Buka ve Tokta dönemlerinde ticarî ve kültürel ilişkiler devam etmekle birlikte Altın Orda artık Selçuklu Devleti üzerindeki hakimiyet hakkını kaybetmiştir. Yakın Doğu'da İlhanlı Devleti'nin Altın Orda aleyhinde gelişmesi ve Altın Orda siyasetinde yaşanan saltanat mücadeleleri sonucu Türkiye Selçuklu Devleti'nin siyasi kontrolü İlhanlı Devleti'nin eline geçmiş ; Türkiye Selçuklu - Altın Orda ilişkilerinde ağırlık noktası siyasî alandan kültürel bağlantılara taşınmıştır. 158İki ülke arasındaki sosyal ve kültürel ilişkiler etkilerini özellikle Kırım coğrafyasında hissettirmiştir.Türkiye Selçuklu ülkesinde Moğol etkisinin Altın Orda damgası taşıyanlarını ayrımlamak pek mümkün değildir.Demografik değişim Anadolu Türklüğü' ne katkıda bulunmuşsa da dil ve edebiyat, mimari ve sanat açısından bakıldığında Selçuklu kendi iç dinamiğinden pek bir şey kaybetmemiştir.İlk dönem Moğol etkisini dolaylı biçimde görürüz.Türkiye'de Moğol hakimiyetinin ilk döneminde Selçuklu kültürünü biçimlendiren Moğollar değil önlerine katıp Türkiye'ye getirdikleri Türkmenler olmuştur.Kültürel alanda Selçuklu ülkesindeki Moğol etkisi daha geç dönemlerde Türk kimliğinin dil ve tarihinin bilincine varılması şeklinde ve özellikle edebiyatta görülür. Selçuklu Devleti'nin resmi dili konumundaki Farsça etkinliğini yitirmeye ve ana dil Türkçe 'de yazılı edebiyat ürünleri verilmeye başlanmıştır.Mimaride eskiye oranla pasif kalınması siyasi belirsizlik ortamından kaynaklanır. Altın Orda kültürel anlamda Selçuklular' a oranla daha çok etkilenmiştir.Selçuklu etkisinin izleri Kırım coğrafyasında yoğunlaşmış ; Altın Orda banilerinin yapılarını Selçuklu plân şemaları ve süsleme özellikleri biçimlendirmiştir. Selçuklu Türkmenleri'nin İslam anlayışı San Saltık ve beraberindeki Türkmen aşireti tarafından Kırım'a taşınmıştır.Onlar tarafından Altın Orda ülkesinde yürütülen gaza faaliyetlerinin varlığı bilinmektedir ancak bu hareket plânlı programlı bir İslamlaştırma siyaseti şeklinde değerlendirilemez. Selçuklular siyasî arenadan 1308'de tamamen çekilmiş olsa da Kırım kültüründeki mirasları uzun süre korunmuştur.