Anayasa Hukuku bağlamında sığınma hakkı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP KARASULU

Danışman: ALİ ERSOY KONTACI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Uluslararası göç insanlık tarihi kadar eski olmasına rağmen, bilimsel çalışmalara konu edilmesi oldukça yakın denilebilecek bir tarihte gerçekleşmiştir. Bununla birlikte bilimsel çalışmalarda genellikle emek göçü üzerinde durulmuş ve insanları göçe yönlendiren esas itkinin bireysel ya da yapısal koşullardan kaynaklanan ekonomik sebepler olduğu varsayılmıştır. Zorunlu göçe dair bilimsel çalışmalar ise çok daha yakın bir tarihte başlamış olup, buna ilişkin evrensel bir sözleşme ise ancak 1951 yılında Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi ile yapılabilmiştir. Esasen sığınma hakkı, İHEB'in 14. maddesinde geleneksel haklar arasında yer almaktadır. Bununla birlikte genellikle klasik devletler hukuku bakış açısı ile incelenmiş ve sübjektif bir hak olmaktan ziyade devletin bir hakkı olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmada ise, başta yaşam hakkı olmak üzere insan onuruna yaraşır bir hayat sürebilmek için gerekli hakların gerçekleştirilebilmesinin adeta ön koşulu durumunda olması sebebiyle sığınma hakkının bir insan hakkı olarak değerlendirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Bugün, sığınma meselesine ilişkin olarak belki de en dezavantajlı durumdakiler kitlesel akınla gelenlerdir. Zira kitlesel akın durumunda uygulanmak üzere evrensel nitelikli bağlayıcı bir uluslararası sözleşmenin bulunmayışı sebebiyle uygulama ülkeden ülkeye farklılık göstermekte ve bu durumdaki bireyler, her halükarda 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi'nin sağladıklarından çok daha az haktan faydalanabilmektedir. Kitlesel akınla gelenler Türkiye'de geçici koruma kapsamında değerlendirilmektedir. Geçici koruma rejimi Türkiye'de YUKK 91. madde çerçevesinde oluşturulmuş olup, geçici korumaya ilişkin usul ve esaslar da Geçici Koruma Yönetmeliği ile düzenlenmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte bu yönetmelik geçici korunanların temel hak ve özgürlüklerine ilişkin sınırlamalar getirmiş olması sebebiyle T.C. Anayasası'nın 16. maddesi açısından sorunlu bir düzenlemedir. Ayrıca geçici koruma rejiminde, uygulamada yaşam hakkı, işkence yasağı ve geri göndermeme ilkesi bakımından Türkiye açısından hukuki sorumluluk doğuracak hak ihlallerinin de yaşandığı görülmektedir. Bu çerçevede bu çalışmada, insan haklarının temel amacının egemenin yetkilerinin sınırlandırılması olduğu da düşünülerek, insan hakları üzerine bina edilmiş ve biricik amacı insan hak ve özgürlüklerinin tanınarak güvence altına alınması olan anayasal bir devlette, bir insan hakkı olduğunu savunduğumuz sığınma hakkının anayasal düzeyde tanınması gerekliliği bir öneri olarak tartışılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Sığınma hakkı, Anayasa, Uluslararası Göç, Geçici Koruma