Musul Atabegliği; Zengiler (Musul kolu: 1146-1233)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2001
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALİL İBRAHİM GÖK
Danışman: İLHAN ERDEM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Doktora Tezi olarak hazırlanan bu çatışmada, XII. -XIII. yüzyıllarda Kuzey Irak ve Suriye'de hüküm sürmüş olan Musul Atabegliğinin siyasi tarihi incelenmektedir. Çalışmada, Atabegliğin teşkilat yapısı ile kültür ve ekonomik hayatı üzerinde de durulmuştur. Bilindiği üzere Musul Atabegliği'nin tarihi, bir Selçuklu komutanı olan İmâdeddin Zengi'nin, 1127 yılında, Irak Selçuklu Sultanı Mahmud tarafından Musul'a vali olarak tayin edilmesiyle başlar. Sultan Mahmud, Zengi'yi vali olarak Musul'a gönderirken oğullan Alp Arslan ile Ferruhşah'ı da yetişmeleri için yanma vermiş ve onu "atabeg" tayin etmişti. îmâdeddin Zengi'nin Musul valiliği, Büyük Selçuklu Sultanı Sencer tarafından da onaylanmıştı. İşte Zengi, Irak'ta zamanla Selçuklu otoritesinin zayıflamasıyla kendi otoritesini yerleştirmiştir. 1146 yılında en son kuşattığı Caber kalesi önünde katledildiği zaman, topraklan oğullan ve emirleri tarafından korundu. Nureddin Mahmud'un yerleştiği Haleb'e mukabil, Musul'a hakim olan Seyfeddin Gazi, Atabegliğin tümü üzerinde otorite tesis edebilmiştir. Seyfeddin, aynı zamanda, babası zamanında Musul'a bağlanan komşu hükümdarların bağımsızlık çabalarını da sonuçsuz bırakmıştı. İşte bu çalışma, Seyfeddin Gazi ve ondan sonra Musul'a hakim olan Zengi hükümdarlarının tarihini ele almaktadır. Esasen Nureddin Mahmud, Haleb'in yanısıra, uzun bir dönem boyunca Atabegliğin tümü üzerinde otorite kurmuş olmasına rağmen Musul kolu, kepdi iktidarını korumasını bilmiştir. Musul hükümdarlar, başkentlerinin konumu dolayısıyla kendi topraklarını genişletmek yerine mevcut durumu korumanın yollarını aramışlar ve özellikle Salahaddin Eyyubi'nin ortaya çıkışı ile birlikte tıpkı Artuklular'da olduğu gibi, artık Anadolu Selçukluları ile Eyyubiler arasında bir nüfuz mücadelesi alanına dönen Güney Doğu Anadolu ile Mezopotamya' daki küçük iktidarlarını korumanın neredeyse tek yolu olan denge siyasetinin esaslarını benimseyip tatbik etmişlerdir. Zengi hanedanının Musul'daki son üyesi olan Atabeg Nasreddin Mahmud'un 1233 yılındaki ölümü ile tarih sahnesinden çekilen Musul Atabegliği, yerini Atabegliğin naibi olan Bedreddin Lü'lü'nün hakimiyetine bırakmıştır. Musul Atabegliği zamanında Musul ve yöresi, bu döneme gelinceye kadar gördüğü tarihi boyunca en verimli çağıyla karşılaşmıştır. Kaynaklardan ve günümüze kadar gelen eserlerden anlaşıldığı kadarıyla Atabegler çağında bir imar hamlesine sahne olan Musul, el-Cezire ve Suriye'de üretim ve ticaretin artmasıyla ekonomik bir canlanma olmuş, aynı zamanda bu bölgelerdeki büyük şehirler, sayısız medreselerin kurulup alimlerin davet edilmesiyle dönemin en önemli ilim merkezleri haline getirilmişlerdir.